100 Adet Kişisel Eşya İle Yaşamak

IMG_8137

100 Adet Kişisel Eşya İle Yaşamak 

Başlığı doğru okudunuz 🙂 100 adet kişisel eşyanız olsaydı yaşamınız şu an nasıl olurdu? Bunlara neler mi dahil : Gözlük, kitap, çorap, ayakkabı, göz kalemi, ruj, saat, yüzük, küpe vs. Böyle liste uzar ve gider ama toplamda sadece 100 adet olacak kişisel eşyanız olacak, ne düşünüyorsunuz?  🙂 Bir kaça sene önce adı duyulmaya başlayan akım yeniden aktifleşti.

2000 ekonomik krizi sonrasında, çalışanlar gelirlerinin önemli bir bölümünü harcamayıp biriktirmeye başlamışlar. Kendilerini hem daha güvende hissetmişler hem de ellerinde kalan parayla çok daha az masraflı olan kültüre yönelmişler. Hal böyle olunca yeni çıkan bir akım Amerika’da yaygınlaşıp mümkün olduğu kadar alışveriş yapmamayı insanlara önermiş. Hatta eldeki eşyalardan kurtulup, hayatı sadeleştirmeyi savunuyor. Buna uyarak daha az tüketen ve tüketim iştahını törpüleyen insanlar, daha mutlu olduklarını anlamaya başlamışlar.

Mesela pahalı yeni bir ayakkabı yerine sahneye yeni koyulan bir müzikal; pahalı bir çanta yerine spor salonu üyeliği; yeni bir araba yerine seyahat; ruj yerine sinema bileti insanları daha mutlu ediyor.

Çeşitli sanat ve beceri kurslarına devam edip tecrübe satın almak, keşiflerle yaptıklarını çeşitlendirmek, kişiye daha yoğun ve uzun süreli haz sağlıyor.

Amerika’da üst düzey bir yönetici yaşadığı kocaman evini satıp Malibu Sahili’nde bir karavana yerleşmiş. Her gün sörf yapabilme fikri onu gerçekten de mutlu etmiş. Ayrıca yine ABD’de pek çok kişi otomobillerini satıp işe toplu taşma araçları veya bisikletle gitmeye başlamış. Karı koca yaşadıkları çok odalı evlerini satıp bir oda bir salon evlere geçmişler. Odalara sığmayan giysilerini hayır kurumlarına bağışlayıp sadece yoğun kullandıkları giysilerle idare etmenin onlara yettiğini görmüşler. Bu süreçte ellerinde kalan parayla dünyayı gezip, sanat olaylarını izlemeye, spora ve yogaya daha fazla zaman ayırmaya başlamışlar.

Deneyler göstermiş ki bir kişi sadece 100 adet kişisel eşyayla yaşayabiliyor ve kendisini hiç de yoksul hissetmiyor. Aslında insan bir süre sonra bulunduğu durumu kanıksıyor ve çok zengin bile olsa işte bu zenginlik onu mutlu etmemeye başlıyor. Alınan müzik dersleri, gidilen sahne ve plastik sanat gösterileri, öğrenilen yeni diller, bir koleksiyona başlamak, doğa yürüyüşleri, katılınan sosyal faaliyetler, seyahatler, yalı ve soyutlanmış rezidanslarda yaşamaktan çok daha mutlu ediyormuş insanları.


Düşünün bakalım 100 adet kişisel eşyanız ile böyle bir deneyim yapacak olsanız; Neleri seçerdiniz? nelerden vazgeçerdiniz? 

Haftaya yine ilgi çekici bir konu ile görüşmek üzere 😉 Takipte Kalın 🙂

Toplam Ziyaret: 1068 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Ebru Geçer

Yazar Hakkında

(79 yazısı var )

evre ve hayvan dostu, duygusal bir balık burcu, yetenekli, kozmetik ürünlerine meraklı, biraz hayalperest ve çocukları çok seven bir eğitimci olan ben, bir kaç sene önce blog dünyasına www.locosmetico.blogspot.com bloğum ile adım attım. Blogger dünyasını zevkle takip ediyorsanız, “Yeni çıkan ürünler acaba neler?” diye internette araştırma yapıyorsanız mutlaka benim bloğuma da bir kere bile olsa uğraşmışsınızdır. Bir yandan kendi blogumu yazmaya devam ederken diğer yandan da sizlerle www.bloggerlarpaylasiyor.com üzerinde buluşacağız. Yeni çıkan ürünler, sık kullandıklarım, kozmetik ürünlerinin artıları, eksileri ve daha bir çok şey paylaşacağım konular arasında yer alıyor. Bu sürükleyici kozmetik macerasına hazırsanız sayfamıza mutlaka bekleriz sizleri.

Web sitesi: http://locosmetico.blogspot.com.tr/