Acıdan Beslenmek

acidan-beslenmek

Acıdan beslenmek

Ayy neee! Yoksa ben de mi öyle oluyorum.
Yoksa ben de o kadınlardan mı oluyorum. Hani var ya … Mutlaka biliyorsunuzdur vardır etrafınızda böyle acıların kadınları. Hep bir hikayeleri vardır. Üzücü. Komşunuz, akrabalarınızdan, arkadaşınız ya da. Bunlar çilekeş, cefakar, vefakardırlar. Hayat onlara bir gün yüzü göstermemiştir. Ya kocalarından, ya kayınvalidelerinden, ya çocuklarından ya da bütün hepsinden çekmişlerdir. Hep ve tek onların başına gelmiştir bütün kötü durumlar. Hayattaki misyonlari odur sanki. “Acı Çekmek” Yani hersey yolunda bile olsa onlar mutlaka yakınacak birşey bulurlar sizi dünyadan soğutacak. Bir hatrını sorayım diye ararsınız. Ne kızı, ne kocası, damadı, gelini allah ne verdiyse anlatmaya başlar. İşte ne yapayım kaderim diye devam eder , dakikalar sonra da eee sen napıyon aman allah iyilik versin iç geçirir kapatır telefonu. Siz ise böyle içinize bulaşan virusle kalakalirsiniz. Aman ne diye aradım diye. Neyse işte bir genelleme yapmak yanlış olur ama benim gozlemledigim bu kadınlar eşiyle iyi bir diyaloğu olmayan yani mutsuz bir evliliği sürdüren, ya da çoğunlukla yalnız kadınlar oldu. Yani yıllarca yalnız olan kadınlar da bu Acıdan Beslenme sendromu oluyor sanki. Kendilerine acıma , kızma , kendini değersiz hissetme gibi bir duruma girip bunu icsellestirip etraflarina yaymaya başlıyorlar. Sanki onlara Ah yazık nasıl dayanmışsın dedikleri an içlerinde bir havai fişek patlıyor başardım duygusuyla yıllar geçtikçe acıtasyonun dozunu arttırıyorlar.
Yani hepimiz hayatımızın belli zamanlarını zor geçirmişizdir. Ama kopardığımız yaygara herkeste farklı oluyor. Aynı durumu yaşayan iki ayrı insanın bunu karşılama şekli o kadar farklı ki.Sınavı kazanamayan bir öğrenci intihar edebiliyor bir diğeri ise bu yıl daha iyi hazirlanirim zamanım var daha diyerek gelecek yıla tekrar sınava giriyor. Ya da yaşanan bir ayrılık bir insanı dibe vurup dünyayla ilişkisini bitirirken diğeri demekki daha iyi birsey olması için onun gitmesi gerekiyordu diyebiliyor. Yani bakış açısı aramızdaki farklar.

Acıdan Beslenmek
Acıdan Beslenmek

Yoksa kimsenin hayatı güllük gülistanlik değil, sadece çıkardığımız sesler farklı.

İşte geçtiğimiz bir kaç gün bir an kendime ne oluyor yahu yoksa acıdan beslenen kadınlardan mı oluyorum diye sordum:) Sonra bugün hadi kalk bakalım ne acısı Pınar 🙂 Acı falan yok. Olsa da bunun bizi esir almasına izin vermeyelim. Etrafı da düşünelim biraz yani:) Yoksa kimse kalmaz yanınızda çilekeş kadın 80ler 90larda acıların kadını Bergenle mazide kaldı.Artık yenilmez, güçlü ve sağlam kadınların dünyasındayız….

Kalk ve kendi değerini bil, gücünü farket. Ve herseyin geçeceğine inan. Herşey geçiyor…

Toplam Ziyaret: 121 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Pınar Duygu Erdoğan

Yazar Hakkında

(4 yazısı var )

Merhaba herkese selam olsun... Bir tanıtıcı yazı için aslında çok şey var yazacak ama bunları zaten paylaştığım yazılarımda bulacaksınız yani görünmeyen , bilinmeyenleri... Şimdi sadece toplumun beni nasıl bildiğini yazacağım buraya. Ben Pınarım Duygulu bir Pınar. Bir çocuk annesi bir kız çocuk annesiyim.Ve bir sürü çocuğun da ikinci annesi yani bir öğretmenim. Sınıf Öğretmeni. Yaklaşık iki yıldır da idareciyim. Bir süredir de bekar bir kadınım. Kısa bir süredir de bir blog yazarı. Güzel İzmirden vazgecemeyenlerdenim. Aslında Akdenizli Hataylıyım. İşte bu benim .... Yani dışarıdan bakınca görünen buyum.Geri kalan ise yazilarda olacak. Artık buradayım ve sizlerle buluşuyorum

Web sitesi: http://www.duygunundurumlari.blogspot.com