Ayna Kral Kitap Yorumu

“Aşık olduğum çocuk buydu işte.
lütfen yapmak üzere olduklarımdan ötürü beni affet, bil ki beni gerçek duygularımın aksi yönünde davranarak zorunda bırakan bu görev ve gururdur. “
Merhabalar
Yetim Kraliçe serisi kaldığı yerden Ayna kral ile devam ediyor.
Birinci kitabın şok yaşatarak bitmesi ile başlayan olaylar ikinci kitabı daha da heyecanlı olarak ilerliyor. Balık Kartalı Wilhelmina’nın nasıl kraliçeye adım attığını, bu savaşta neleri göze aldığını merakla okuyorsunuz. Wil’in aldığı her kararında bende yanındayım. Tek kızdığım Tobiah’a biraz daha açık olabilirdi. Birinci kitapta Kara Bıçak Tobiah olan ben, Ayna Kral’da aynı olamadım. Bu sefer james ağır bastı. Hele ki hikayesini okuyunca daha bir üzüldüm diyebilirim.
Ayna Kral’da Mel ve Tılsım çocuk Krazalit beni sadakati konusunda şaşırtmayı başardı. Mel’den bir olay bekliyordum ama yanıldım.
            Ah Patric seni ilk kitaptan beri sevmedim. Hala da öylesin.
Kısacası bence harika iki kitap okudum. Yazarın yazım dili ve hayal dünyası, olayların birbiri ile barışık ilerlemesi sizi kitaptan hiç koparmıyor.  Ayrıca Dex Yayınları bu kitapta değişiklik yapmış. Hem kağıt kalitesi hemde baskı kalitesini yükseltmiş.
Her iki kitabı da merak edenler bu seriyi okumalıdır diye düşünüyorum
Sevgiler
Elmas
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Toplam Ziyaret: 1366 ,
Beğen & Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(94 yazısı var )

Ve Ben…
Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı.
Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence.
Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim.
Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım.
Çikolatasız yaşayamam.
Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım.
Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da.
İyilikten vazgeçme…
Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:)))
Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım.
Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur.
En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak.
Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum.
Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak.
Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan…

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com