Bir Kanser Hastasının Yakınının Kaleminden

kanser_haftasi

Merhaba,

1-7 Nisan çağın en tehlikeli hastalığı olan Kanser hastalığı ile savaş haftası…Bu konuda benim de söyleyeceklerim var. Bu yazımda hem kanser hastalarının ve yakınlarının ne hissettiğini hem de bizlerin nasıl davranmamız gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

HASTAYA KANSER OLDUĞU SÖYLENMELİ

Ben küçük yaşta annesini kan kanseri hastalığı yüzünden kaybetmiş bir kişi olduğum için eşi ve dostu kanser olanların düşünce ve duygularını çok iyi anlarım. Öncelikle benim ailemin yaptığı hatayı sizde yapmayın. Kanser olan kişiye kanser olduğu gerçeğini saklamayın.. Bence hasta olan kişi hastalığını bilip ona göre kendini hazırlayıp, kanserle savaşmaya hazır olmalı…

KANSER HASTALARINA UZAYLILAR GİBİ DAVRANMAYALIM

Kanser tedavisi başlı başına zorlu bir süreçken bu süreci bizler kanserli kişileri görünce sanki uzaylı görmüş gibi tekrar dönüp bir daha bakmak yerine, diğer hastalıklarda nasıl davranıyorsak ona benzer davranmalıyız… Tabi onlar için dualar etmeyi unutmayalım.

KANSER HASTALIĞI BULAŞICI DEĞİLDİR

Bu hastalık artık o kadar çok yaygın ki büyük-küçük fark etmez tüm insanlarda gözükebiliyor. Özellikle çocuklarda olan kanser hastalığı için daha çok dikkat etmeliyiz.  Kanser hastalığında erken tanı çok önemli.

kanser_haftası

Başımdan geçen bir olayı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Kayınvalidemin evinin karşısındaki parka büyük oğlumu -bundan 4 sene önce- götürmüştüm. Orada 5 yaşlarında saçları tamamen traş yapılmış, kemoterapi gördüğü için hassas olan bünyesine mikrop bulaşmasın diye bir de yüzüne maske takılmıştı. Yavrum o hali ile sağda solda koşarak oyunlar oynuyor, diğer çocukların arasına karışıyordu. Diğer çocuklar nasıl göründüğü ile hiç ilgilenmeden onunla oyun oynamaya hemen başladıkları anda, çocukların anneleri hemen kendi çocuklarını çağırıp ”o çocuk” ile oyun oynamamaları gerektiği söyleyip, oyun oynamalarını engellediler.

Çocuk boynu bükük kaldı. annesi hemen koşup çocuğunu bağrına bastı ve ;

– Benim çocuğumun hastalığı bulaşıcı değil!. Sizin çocuklarınıza bulaşmaz! Evet maske takıyor, ama bu maske takma nedeni onun hastalığı başkasına bulaşmasın diye değil. Aksine sizlerden ve çocuklarınızdan bir hastalık kapmasın, dışarıdan mikroplara maruz kalmasın diye!… konuşurken  gözlerinden akmak isteyen yaşları sakladı. Çocuğu karşısında dik durmaya çalışıyordu…

Onların o hallerini görünce hemen oğlumun elinden tutup o ailenin yanına gittim. Daha sonra da:

– Bak oğlum, bu abi ile oynamak ister misin? diyerek oğlum ile o çocuğu tanıştırdım.

Annesinin de omuzunu sıvazlayıp. ”Sen derdini bu şekilde, kendinden başka kimseyi düşünmeyen hasta beyinli insanlara anlatmaya çalışma… Çünkü onlar anlamazlar” dedim. Ve hemen arkasından ”Benim de annem kan kanserdi” diye ekledim.

Ben bu şekilde dedikten hemen sonra anne bana:

– Annene ne oldu peki? İyileşti mi? diye sordu…

O bana bu soruyu sorunca ne cevap vereceğimi bilemedim. Sanki boğazıma bir şey takılmış gibi öylece kalakaldım. Daha sonra çocuğun boynu bükük halde bana gözlerini dikip bakışını görünce hemen kendimi toplayıp. ”Evet iyileşti… Şimdi çok iyi” dedim.

Çocuk benden bu sözü duyunca hemen bakışlarını benden çevirip, oğlumla birlikte kay-kaydan kaymaya gittiler.

Annesi çocuğunun yanımızdan gitmesini de fırsat bilip, hemen bana:

-Annen kurtulamadı değil mi? dedi..

Kadının yüzüne dahi bakamadan kafamı sallayarak ”hı hııı” diye cevap verdim. 🙁

Ama o kadar güçlü bir kadındı ki hiç moralini bozmadan bana:

-Senin annem başaramamış. Ama benim oğlum başaracak… O bu hastalığı yenecek!… dedi..

Bende: ”İnşallah. İnan senin oğlun başarsın diye bende dualar edeceğim” dedim.

Kadın bana teşekkür etti. Daha sonra oğlunu da alıp parktan ayrıldı…

O günden sonra kayınvalideme sık sık ”O çocuk nasıl, iyi mi?” diye sorup, çocuğun iyi olması için dualar ettim.

 Ama maalesef ki dualarım kabul olmamış olsa ki!… O çocuk ben onu tanıdıktan bir sene sonra hayatını kaybetti(!) O hasta yavrucağın öldüğünü duyunca sanki içimden bir parçanın da onunla birlikte öldüğünü hissettim. Çünkü ben de -belki farkında olmadan- o çocuğun annesi kadar, çocuğun hastalığı yeneceğine inanmıştım. Ama maalesef ki o inancım o çocukla birlikte tekrar öldü.

O günden sonra her kanser muhabbeti, ya da haberinden sonra önce annem daha sonrada o yavrucuğun yüzü maskeli, boynu bükük halde bakışı aklıma gelir… 🙁

 

Sevgiler…

 

Tokideki ses

 

Yazar hakkında: Merhaba ben tokideki ses http://bakimlianneler3.blogspot.com/  blogunun kurucusu ve tek yazarı olan Sultan Dönmez. 1984 doğumlu, 2 çocuk annesiyim…

 

Sizlere bu ilk yazımda tamda zamanı olan Kanser haftası günlerinden ”Kanserli kişilere toplumdan dışlamadan, onların hastalığı kendilerine zararı olduğunu, bizlere kesinlikle bulaşmayacağını bilip” Ona göre davranmanızı istiyorum.

 

Farklı yazılarda görüşmek dileği ile…

 

Toplam Ziyaret: 3675 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Yazı ile ilgili 2 yorum “”

  1. bahçe perim zaten bu şekilde bilgili olduklarını düşünen ama kendi çocuklarından başka kimseyi düşünmeyen bencil insanlar bu tarz davranışlarda bulunuyor. Evet çocuklarımıza her şeyi veriyoruz ama ya peki hoşgörü ve onlara örnek olmayı başarabiliyor muyuz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Konuk Yazar

Yazar Hakkında

(30 yazısı var )

Sizlerde Konuk Yazar olarak yazılarınızın yayınlanmasını isterseniz bizlere info@bloggerlarpaylasiyor.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Web sitesi: