Cezaevi Yapı Harcı Nedir?

Yine bir Perşembe günü ve ben yeni yazımla karşınızdayım.

Bugün ki  yazım beni üzen ve huzursuz eden bir oluşumla alakalı ve yazıp anlatmasam kendimi daha da kötü hissedeceğim.

Yaklaşık 2,5 sene evvel, eski iş yerimden maalesef tazminatımı alamayarak ayrılmıştım. Biraz bekleme süresinden sonra avukatım hukuki süreci  başlattı. Hak ettiğim ve kazanacağımı bildiğim bir davada üç yıla yakın bekledim. Aslında ülkemizde dava süreleri o kadar uzun ve yorucu ki. İnsan şimdi olur diye beklerken yıpranıyor. Davamı kazandım ve nihayetinde hak ettiğim parayı karşı taraf mahkemeye yatırdı.

Sizin adınıza yatırılan tazminatta; avukatlık ücreti, masraflar, işletilmiş olan faiz ve harçlar var. Bende, elime geçecek olan net paranın ve nelere harcama yapılmış bilgisini ayrıntılı öğrenebilmem için avukatımla bir toplantı yaptık.

Avukatım bana kazandığım davanın kararını, masrafları, harçları faizi kalem kalem anlattı. Anlamadığım yerleri benim anlayacağım şekilde izah ederek hesaplamasını bitirdi. Bir şey dikkatimi çekti. Devlete ödenen meblağlar arasındaki bir makbuz; Ceza evi harcı makbuzu.

“Nedir bu dedim 355 TL’lik bir meblağ.”

Biz vatandaş olarak açmış olduğumuz ve kazanmış olduğumuz her bir icra davasından 1934’den beri devlet sizden cezaevi harcı kesiyor ve paranız o şekilde hesaba yatıyor.

Neden ben cezaevindeki mahkumların yeme içme,barınması için ödeme yapıyorum düşüncesi beynimde dolaşıp durdu. Ben bu şekilde bir harç ödemek istemiyordum.

Biraz ayrıntı edinmek ve neden ödeme zorunluluğunda olduğumu anlamak için ben kanunu anladığım kadarıyla öğrenmeye çalıştım.

Bu harç sizin onayınıza sunulan bir ödeme değil. Maalesef devlet cezaevi harcını sizden alabilme yetkisine sahip. Bu bir kanun.

Nedir bu 2548 Sayılı kanunda geçen cezaevi yapı  harcı?

Ben kısaca şöyle söyleyebilirim:

  • Amacı Kanun metninde yazılı olmasa da kanun başlığı “Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun” olan ve amacı ceza evleri ve adliye binalarının yapımı ile mahkumlara verilecek yiyeceklerin bedellerini karşılamak amacı ile çıkartılan 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın %2’si ve kıymeti muayyen olmayan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır. Maktu harçlar ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır. Bu harçlar borçluya yükletilemez ve mahkümunbih meblağ bir milyon liradan aşağı olursa bundan harç alınmaz.” düzenlemesi gereğince icra takibine konu gerçek ve kurumlar vergisine tabi tüzel kişiliklerin alacaklarının tahsil edilmesi halinde tahsil edilen paranın % 2’si oranında ceza evi harcı tahsil edilmektedir.

(Kaynak; http://www.mevzuatlar.com/sy/resmigazete/rga/12/07/210712025.htm )

Şunu anlayabiliriz; Kesilen harç paraları tutuk evlerinin inşasına, tüketime yönelik malzeme ve hizmet alımlarına, bakım ve onarım işlemlerine, zorunlu giden kırtasiye veya başka masraflara mahsuben kesilen bir harç.

Ben vatandaş olarak vergimi herşeyden öderken, birde farklı adlar adı altında çıkartılmış ve vatandaşa yüklenmiş ödemeleri kabul edemiyorum. Kısacası kendime yedirememekteyim.

Ben kazanmış olduğum davadan gelir vergisi zaten ödemişken, ikinci bir vergi ödemek çifte vergi uygulaması gibi bir şey olduğunu gösteriyor.

Cezaevleri ve mahkeme daireleri devletin hâkimiyetinde olması gerekir. Kamuya ait olan binalara vatandaşın katkı yapmasını zorunlu hale getirmektir. Sosyal devletin görevi adaleti gerçekleştirmekse bu kesilen harcın neresi adil? Kesilen harç borçlu tarafından değil de, alacağını hak etmiş ve kazanmış alacağından kesiliyor.

Hiç mi hiç adil bulmuyorum bu adaletsizliği ve yazarak en uygun dille size anlatmaya çalışıyorum. Benim ödediğim meblağ az bir miktarda belki ama ya alacağı fazla olup, fazla harç ödeyenler ne yapsın?

Siz hakkınızı savunmak için devletin adli organına başvuruda bulunarak hakkınızı savunmaya kalkıyorsunuz, ama devletimiz kazanmış olduğunuz alacaktan harç kesiyor.

Bu uygulama nafaka davalarını da içermektedir. Bir annenin çocuğuna bağlanan nafakadan bile ceza evi harcı alınması…

Benim davamda karşı taraf ödemeyi geç yaptığı ve icra takibiyle devam ettiğinden dolayı ödenmesi gereken para icra dairesine yatmış. İcra dairesi kanalı ile değil de avukatım borçludan bu parayı elden alabilseydi ve sonrasında icradan vazgeçseydik, cezaevi harcı ödemek zorunda kalmayabilirdim. Bu bilgiyi de dip not olarak belirtmek istedim.

Bu kararın iptali istenmiş (30.6.1934 günlü, 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinin Anayasa’nın 2., 5., 10., 36. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.) ret olmuştur.

Vatandaş olarak bilmediğimiz o kadar çok bilgi var ki. Bazı şeyleri yaşayarak ve tecrübe ederek öğrenmiş oluyoruz.

Sonuçta ben ne kadar kızsam veya söylensem de bu bir Anayasa kararı. Değiştirmek neredeyse imkansız. Ben sadece rahatsız olduğumu dile getirmeye çalışıyorum. Yasayı değiştirme yetkisi benim de elimde değil.

Umarım aydınlatabileceğim bir yazı olmuştur.

Sevgiyle kalın.

 

2548 Sayılı Kanun

1405

CEZA EVLERİYLE MAHKEME BİNALARI İNŞASI KARŞILIĞI OLARAK ALINACAK HARÇLAR VE MAHKÜMLARA ÖDETTİRİLECEK YİYECEK BEDELLERİ HAKKINDA KANUN

Kanun Numarası             : 2548

Kabul Tarihi                    : 30/6/1934

Yayımlandığı R. Gazete  : Tarih : 9/7/1934   Sayı : 2747

Yayımlandığı Düstur       : Tertip : 3   Cilt : 15   Sayfa : 547

Madde 1 – İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2 si ve kıymeti muayyen olmayan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır. Maktu harçlar ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır.

Bu harçlar borçluya yükletilemez ve mahkûmun bih meblağ bir milyon liradan aşağı olursa bundan harç alınmaz. (1)

Madde 2 – (Değişik: 27/12/1939 – 3757/1 md.)

Her mahkûm cezaevinde bulunduğu müddetçe yiyecek bedelini ödemeğe mecburdur.

Bu yiyecek bedelleri cezaevleri idarelerince altı ayda bir bordro yapılarak tahakkuk ettirilir. Mahkumiyetleri altı aydan aşağı olan mahkumlara ait bordrolar salıverilecekleri tarihten bir hafta evvel yapılır. Bordrolar mahkûmlara da tebliğ olunur.

Tahakkuk ettirilen yiyecek bedelleri mahkûmlar tarafından ödenmezse, Cumhuriyet Müddeiumumilikleri tarafından kendilerinin ikametgahı belediyeleri ve belediye teşkilatı olmayan yerlerde bağlı bulundukları kaymakam veya nahiye müdürlükleri marifetiyle borçlarını ödemeğe muktedir olup olmadıkları tahkik olunur.

İktidarları anlaşıldığı halde borçlarını ödemeyenlerden Cumhuriyet Müddeiumumîliklerinin iş’arı üzerine Maliye dairelerince Tahsili Emval Kanunu hükümleri tatbik olunarak borçlar tahsil olunur.

Yiyecek bedellerinden doğan alacaklar mahkumiyetin hitamı tarihinden başlamak üzere beş senelik müruruzamana tabidir.

(Değişik: 9/5/2001- 4671/3 md.) İşyurtlarında çalıştırılanlar ile ödeme gücü olmadığı anlaşılanlardan yiyecek bedelleri alınmaz.

Madde 3 – (Değişik: 27.12.1939 – 3757/1 md.)

(Değişik birinci cümle: 18/5/1994 – KHK – 529/19 md.; İptal: Ana. Mah.’nin 8/7/1994 tarih ve E. 1994/55, K.1994/50 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 6/8/1997 – 4301/18 md.) Yukarıdaki maddeler gereğince alınacak harçlar ve yiyecek bedelleri makbuz karşılığı tahsil olunur. Ancak Tahsili Emval Kanununa tevkifan yapılacak tahsilât Maliyece emanet hesabına kaydolunarak tahsilini takibenden ayın 15 inci gününe kadar beşinci madde hükümleri dairesinde Ziraat Bankasına tevdi olunur.

(1)    Bu fıkrada yaralan “25 liradan” ibaresi, 6/8/1997 tarihli ve 4301 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle “bir milyon liradan” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

1406

Madde 4 – (Değişik: 29/5/1959 – 7309/1 md.) Ödettirilecek yiyecek bedeli, mahkumlara her verildiği yıl içinde ekmek ve gıda maddelerinin mubayaa fiyatı üzerinden hesap olunur.

Madde 5 – (Mülga: 14/7/2004-5217/31 md.)

Madde 6 –(Mülga: 14/7/2004-5217/31 md.)

Madde 7 – Bu kanun 1 Kanunu evvel 1934 tarihinden mer’idir.

Madde 8 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

 
 
Toplam Ziyaret: 5973 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 4 Ortalama: 4.3]

Yazı ile ilgili 2 yorum “”

  1. ASLINDA BİR ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRMEK ELİMİZDE;YASALARI DA ANAYSAYIDA
    AMA HERKES KENDİ ÜZERİNE DÜŞENİ YA YAPMAYIP YA DA PES EDİP VAZ GEÇ İYOR.

    LÜTFEN HAKKIMIZ OLANI ALMAKTAN VAZ GEÇMEYELİM,OKUYALIM VE BİLİNÇLENELİM….

    YAZI İÇİN EMEĞİNE SAĞLIK,ELMASCIM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(92 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com