Çocuk Eğitimi ve Sınırlar

Anne- baba olmanın bir kitabı, sınavı falan yok. Evleniyorsunuz, çocuk yapmaya karar veriyorsunuz ve anne-baba oluyorsunuz. Sonrasında büyüklerden , kitaplardan , çevreden yardım alarak, içgüdüsel olarak, deneme-yanılma yoluyla yola devam ediyorsunuz.

 

Çocuklara karşı yapılan bilinçsizce davranışlar karşısında bazen anne-babalık ehliyeti verilmeli diye düşünüyorum . Belki biraz acımasızca gelecek ama çocuklar çok masum . Neyse kötü örnekleri bir kenara bırakırsak benim anlatmak istediğim tamamen iyi niyetle ama yanlış anne baba davranışlarından birisi olan “sınır koymadan çocuk yetiştirmek”. Sınır koymak ne demek? Her şeye hayır demek mi? Değil tabi ki. Şöyle anlatayım. Çocuklar doğduklarında önlerinde kocaman bir dünya vardır ve bu dünyada yaşayabilmek için rehbere ihtiyaçları vardır. Anne babalar işte bu rehberlerdir. Şöyle bir benzetme yapabiliriz. Önünüzde bir sürü yol var ama herhangi bir tabela yok. Ne yöne gideceğinizi ve nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyorsunuz. Gergin ve korkulu olmaz mısınız? Çocuklarda böyle işte. Eğer tabelalar olmazsa yani sizin rehberliğiniz kendilerini güvende hissetmezler ve hırçın olurlar.

Bu yüzden sınırlar gereklidir ve faydalıdır. Çocuklarda sever sınırları ve ona sınır koyan ebeveynini daha çok sever. Yalnız bu sınır koymanın bir mantığı ve yöntemi olmalıdır. Mesela bir şeye hayır dediğinizde sonuna kadar hayır demelisiniz ve o hayır dediğiniz şeye her zaman hayır demelisiniz. Yani tutarlı ve kararlı olmalısınız. Çocuk ısrar etti diye her değiştirdiğiniz hayır cevabı sadece o anı kurtaracaktır. Ve bu evete dönüşen hayır size daha çok ısrar etme  olarak geri dönecektir. Yani “günü kurtarmak” deyimi var ya işte onu yaparsınız o an. O an kurtulursunuz ama bir sonraki sefere size daha fazla ısrar ve göz yaşı olarak geri dönecektir.

Çocuklar neyi neden yaptıklarını bilmek isterler ama onlara yalvararak değil sadece bir kez kesin ve net dille “neden” olduğunu açıklamanız ve eğer böyle davranmaz ise davranışının sonucunda sizin ne yapacağınızı belirtmeniz gerekir. Ve o davranışı devam ettirirse sonucunda sizde yapacağınızı söylediğiniz şeyi yapmalısınız.

Eğer kesin , net ve tutarlı olursanız çocuklarla sıkıntı yaşamazsınız. Yani aslında yine tüm sorumluluk bizde. Çocuklarımız yerine her şeyi yapmak değil onların daha çok kendi başının çaresine bakmalarını öğretmek en önemli anne babalık görevimiz.

Toplam Ziyaret: 2352 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Kadriye Koba

Yazar Hakkında

(84 yazısı var )

Arda ve Ezgi’nin annesi, Ankara’da yaşayan bir Bursa’lı, yay burcu bir Psikolojik Danışman. Gezmeyi okumayı yeni şeyler denemeyi çok severim. Genelde pozitif, arkadaş canlısıyım. Yeni insanlar tanımaya bayılırım. Ama bu hayatta en çok anne olmayı sevdim. Çocuklarımla birlikte olmayı çok seviyorum. Onlarla çok eğleniyoruz. İnsanların özellikle de kadınların kendilerini daha çok sevmelerine yardımcı olmak gibi kendimce bir misyonum var. Kadınların kendi değerlerinin farkında olmadıklarını ve bu yüzden mutlu olamadıklarını düşünüyorum. Kendini sevmekle başlar her şey. Önce kendini sevmelisin ki başkalarını da sevebilesin. Ve bugün kü ortamda en çok ihtiyacımız olan şeyin sevgi olduğunu düşünüyorum. Bir ailede kadın iyiyse o ailenin diğer fertleri de iyi. Ama kadın sorun yaşıyorsa o aile sorunlu oluyor. Hele ki çocuklar üzerinde annelerinin etkileri inanılmaz. Bu yüzden önce biz kadınlar mutlu olmalı ve kendimizi sevmeliyiz ki mutluluk saçabilelim. Bu gibi düşüncelerle www.bizkimizkadiniz.blogspot.com ‘u açtım ve bir süredir burada yazıyorum.,Kadın olmak sadece zayıf olmak, güzel olmak, makyaj, moda, kozmetik gibi şeyler değil. Onlarda önemli tabi ama kişisel gelişimimiz de çok önemli. Bundan sonra bu sayfalarda sizlerle buluşup deneyimlerimi paylaşacak olmak benim için mutluluk verici. Sevgilerimle…….

Web sitesi: http://bizkimizkadiniz.blogspot.com.tr/