Fesleğen Kitap Yorumu

Gece,

Bembeyaz ve birazdan kalemle buluşacak birkaç sayfa elimde

Hüzün pencerede, gözyaşına hazır

Sen hüzne hazırsın

Halin birbirine kavuşamayan yıldızlara benzer

Vuslat uzak aydınlığa

Bir yanık kokusu

Az evvel yaktığın kağıtları söndürüyorsan gözlerinle

Ve tanıdık bir ses gerek diyorsan, beni anlayan  “Yeni yeşermiş bir fidanın bir Allah dostundan başka neyi olabilir ki. Sevin onu olur mu? “

Geçen hafta sonu oğlumla bir etkinliğe katılmak için beklediğim sırada, kitaplıktaki kitapları incelerken Hikmet Anıl Öztekin’in son kitabı Fesleğen dikkatimi çekti. Baktım bizim etkinliğimizin başlamasına bir saat var. Berke bir kenarda oturmuş oynarken bende mis kokulu bir türk kahvesi eşliğinde kitabı karıştırıp okumaya başladım.

Tamamını bitiremedim. Ama birçok sayfayı iyice okuyup sindirdim.

Kitapla ilgili çok fazla yorum yapamayacağım ama okuduklarımla ve alıntılarla güzel şeyler paylaşacağım.

Eğer Hikmet Anıl Öztekin’in diğer kitaplarını bilen ve sevenler varsa, Fesleğen’i de seveceklerdir. Bir Eyvallah, Elif Gibi Sevmek kadar olmasa da yine de maneviyat yüklü bir kitap olduğunu düşünüyorum.

“İyi insanlar gibi yapma olur mu gökyüzü? Sen gitme. Mavin gitmesin. Yeşilim bir hatırası var bizde, mıh gibi saplanmış yüreğimize, yıllardır ağla ağla eritemedik onu. Sallayamadık o mıhı yerinden.  Birde mavinin hatırasını saplama şu adam. Olur, mu gökyüzü? Sen gitme. İyi insanlar gibi sen de bizi koyup gitme.“

Fesleğen ve seyyahın birbirlerine olan duygularını anlatan kitap, aşk ile ilahi bir aşkla birleştirilmiş ve örtüştürmüş.

Kitabın içinde verilen hadisler, kıssalar o kadar güzel ki, huzur veriyor. Ben öyle hissettim. Okuyan birçok kişinin görüşü de aynı şekilde.

“Benim muhabbetim, bir kulun kalbine girerse, Aziz ve Celil olan Allahü Teâla, onun cesedini ateşe haram kılar. (Hadis-i şerif Ramuz- ül Ehadis) “

Fesleğen, yeni genç nesille daha çok hitap ediyor gibi ama her okuyucuda kendinden bir şeyler bulabileceği, maneviyatı ve  ilahi aşk  hissedeceği dolu bir roman

 “Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbeten ne hasıl. “

Ayrıca, romanın bazı yerlerinde anlatılanlar, verilen mesajlar nasihat niteliğinde.

“Allahü Teala buyurdu ki, Benim için birbirini sevenlere, benim için biraya gelip oturanlara, benim için birbirini ziyaret edenlere, benim için birbirine verenlere muhabbetim vacibdir. “

Romanın sonunu öğrenemedim, öğrenmek içinde kitabı satın alıyorum.

Yorum yapmak için dayanamadım ve sizinle paylaşmak istedim.

Okuyanlarınız varsa belki kitabın sonunu bana anlatabilirsiniz. Ne dersiniz?

Sevgiler

Elmas

Toplam Ziyaret: 5378 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 3 Ortalama: 2.3]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(85 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com