Fİ Dizisi

Arkadaşlar merhaba…

Çok fazla olay , insan, ortam sonrası sizde de oluyor mu yalnız kalma isteği? İşte ben tam da öyle bir haftadayım… Sınav, okul, bayram, tatil, eş, dost, akraba sonrası evde oturma, kapanma isteğindeyim. Bu sırada bulduğum daha doğrusu bir arkadaşımın tavsiyesiyle internette yayınlanan bir diziye tutuldum… İki günde dokuz bölüm izledim. Etkilendim.

FI CI PI / AY YAPIM 2017 / ID ILETISIM / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN

İyi ve kötünün çarpışması olan bir dizi. Azra Sarızeybek’in Fİ adlı kitap serisinden uyarlanmış.

Belki okumuşsunuzdur. Üç ana karakter var.

Biri kendini sanata , müziğe adamış bir konservatuar hocası DENİZ.

Deniz iyi biri, samimi ve gerçek… İlkeleri olan popülerite düşmanı. Yani hiçbir şeyin ya da kişinin yapılan sanatın önüne geçmesini istemeyen biri. Romantik, sevgi dolu ama ilkeleri hem o sevginin hem de kendinin önünde…

Diğer karakter ise DURU.

Su gibi bir genç kız Deniz’in sevgilisi. Dansçı Duru. İçinde hem bir sanatçı var hem de popüler olmak isteyen bir kız… Deniz’i hem seviyor hem de Onu onun istediği gibi sevmediğini düşünüyor. Kendiyle sorgusu ise, üçüncü karakter olan Can hayatlarına girince başlıyor.

CAN MANAY;

Dizinin ana karakteri. Ünlü bir psikoterapist. Televizyoncu, popüleritenin göbeğinde inanılmaz karizmatik bir adam. Hayatı boyunca istediği herşeyi elde elde etmiş. Titiz, düzenli, başarılı, sayısız kadınla ilişkisi olmuş ama Duru’yu görene kadar aşık olmamış bir psikopat. Duru’yu gördükten sonra ise hayatını onu elde etme için hiçe sayan ve takıntılı bir şekilde bu yola giren bir kontrol delisi.

.

İşte bu iyi ve” kötü” arasında kalan bir kız. Bunların hikayesi işte dizi.”Kötü” tırnak içinde yazıyorum çünkü ben Can’ı kötü bulmuyorum. Garip ama kızmıyorum. Yani insan birşeyi istiyorsa onun için elinden geleni yapmalı. Tabi ki değerler ve sınırlar içinde olmalı bu. Ama adam aşık oldu. Kız da zayıf anında bu güçle karşılaştı. Ve Can MANAY gücü o zayıflıktan yararlandı.

Diziyi anlatmak istemiyorum ama izlemenizi tavsiye ediyorum. Eğer gitmek istiyorsanız, kapanmak içinize, dönmek kendinize, uzaklaşmak,o telefonlarınızı elinizden bırakmak istiyorsanız tam da şimdi yazın “Fi” diye ve başlayın izlemeye gerçekten değecektir.

İzledikten sonra yorum yazarsanız sevinirim şimdi soracağım soruya.

Ben on ikinci  bölümü bitirdim ve bu kadarına kadar beni etkileyen her ne kadar  bir çok insana göre iyi kalpli olan   Deniz değil maalesef… Aksine ben Deniz’i bencil buldum dahi diyebilirim.

Ben CANcıyım… Beni Can etkiledi. Can’ın Duru’ya olan aşkı etkiledi. Evet sapkınlıkları olabilir. Ama bu sapkınlıklar da kızı ona her geçen gün daha çok bağladı. Çünkü Duru da aslında Can gibiydi. Evde oturacak bir minnoş kedi olamazdı:)

Peki ya sizce? Can mı ? Deniz mi? Duru doğru olanı mı yoksa istediğini mi yapacak? Yormunuzu bekliyorum.

Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Toplam Ziyaret: 3370 ,
Beğen & Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Pınar Duygu Erdoğan

Yazar Hakkında

(8 yazısı var )

Merhaba herkese selam olsun…
Bir tanıtıcı yazı için aslında çok şey var yazacak ama bunları zaten paylaştığım yazılarımda bulacaksınız yani görünmeyen , bilinmeyenleri…
Şimdi sadece toplumun beni nasıl bildiğini yazacağım buraya.
Ben Pınarım Duygulu bir Pınar. Bir çocuk annesi bir kız çocuk annesiyim.Ve bir sürü çocuğun da ikinci annesi yani bir öğretmenim. Sınıf Öğretmeni. Yaklaşık iki yıldır da idareciyim. Bir süredir de bekar bir kadınım. Kısa bir süredir de bir blog yazarı. Güzel İzmirden vazgecemeyenlerdenim. Aslında Akdenizli Hataylıyım.
İşte bu benim …. Yani dışarıdan bakınca görünen buyum.Geri kalan ise yazilarda olacak.
Artık buradayım ve sizlerle buluşuyorum

Web sitesi: http://www.duygunundurumlari.blogspot.com