Haftasonu kaçamağı: Eskişehir

Eskişehir

Herkese Merhabalar! 

Yaz haftasonlarının her bir gününü iyi değerlendirmek gerekir dedik ve aynı zamanda memleketim olan Eskişehir’e 2 günlük mini bir gezi düzenledik. Eğer siz de Eskişehir’i merak ediyorsanız ve bir de yerlisinden ne yapılır öğrenmek istiyorsanız bu yazı tam size göre 🙂 Lafı fazla uzatmadan hemen Eskişehir güzelliklerine geçeyim.

Biz gezimizde İstanbul’dan TCDD Yüksek Hızlı Trenini kullandık. Oldukça da memnun kaldık. Otobüs yolculuğundan daha rahat olduğu kesin. Üstelik Pendik-Eskişehir arası sadece 2.5 saat sürüyor. Tabi Avrupa yakasında oturanlar için +1 saat daha eklemek gerekiyor. Biz sabah 10.30 trenini tercih ettik, 13.00’da Eskişehir’e varmıştık. 

IMG_1393

Ardından hemen otelimize yerleştik. Yeni açılan Divan Express hem oldukça lüks hem de Booking gibi sitelerden oldukça uygun fiyata bulunuyor. Kişi başı 65 TL’ye bir gece kahvaltı da dahil olacak şekilde ayarlamak mümkün. Yeri de şehir içi olmasa da çarşıya yürüme mesafesinde. Yürümek istemeyenler için önünden tramvay da kalkıyor. Otele yerleştiğimiz gibi kendimizi yerel lezzetlere verdik 🙂 Eskişehir denilince akla çibörek gelir. Bunun için en iyi adres Eskişehir Çiğbörek Evi diyebilirim lokal bir insan olarak. Hemen Divan Express’in karşısına bir şubesi de açılmış o nedenle bulmamız çok zor olmadı 🙂 Yemek molasından sonra tramvaya binerek yapay plaj yani Kent Park’a doğru yola koyulduk. Bilmeyenler için Eskişehir’de ulaşımın büyük bir bölümü tramvay ile karşılanıyor. Şehrin büyük bir kısmını tramvay ağı kaplamış durumda, belediye çalışıyor 🙂

IMG_1370

Kent Park huzurlu mu huzurlu içerisinde bolca yeşillik, çiçekler, midilliler ve tabi ki de bir plaj bulunduran bir park 🙂

Hayran kalmamak elde değil..

IMG_1196

 

IMG_1158

Burada Rosa Luna Cafe’de limonatamızı yudumlayıp Kent Park’tan şehir merkezine geldik. Porsuk çayının kenarında yürüyüşümüzü ve bot turumuzu yaptık. Bot turunun fiyatı 2.5 TL, kesinlikle atlanmaması gereken bir aktivite. 

IMG_1362

Günümüzü içerisinde pek çok değişik konseptte mekan bulunduran 222 Park’ta sonlandırdık. Eskişehir gecelerine bakmadan olmaz 🙂 

IMG_1175

2. Gün

Ertesi gün turumuza Odunpazarı evleriyle başladık. Burası da olmazsa olmazlardan, tarihi kokusunu içinize çekmeniz lazım. Ayrıca lüle taşı yapan sanatçıları da izlemenizi öneririm. Tabii gitmişken, hatıralık birkaç parça hediyelik de almanızı öneririm.

IMG_1487

Yine Odunpazarı evleri civarında Cam Müzesi ve canlı canlı cam vazo, süs eşyası yapımını izleyebileceğiniz bir atölye yer alıyor. Yüksek ateşli fırınlar olduğu için yaz günü biraz sıcak gelse de en azından bir 5 dakika kadar bu işlemi izlemenizi tavsiye ederim.

IMG_1425

 

IMG_1410 (1)

Daha sonra Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkına geçtik. Burada çocuklar için bir masal şatosu ve korsan gemisi yer alıyor. Çocuk dediğime bakmayın bizim de çok hoşumuza gitti 🙂 

IMG_1467

Bu parkın içinde bir de ring şeklinde tren dolanıyor. Eğer çok yorulursanız sevimli mi sevimli duraklarından bu trenlere atlayabilirsiniz 🙂 

IMG_1412

Oradan oraya gidelim derken günümüzü bu şekilde bitirdik. Akşam 19.42’de trenimiz olduğu için tekrar istasyona döndük. Siz de keyifli ve huzurlu bir hafta sonu arayışındaysanız Eskişehir önerebileceğim yerler arasında. Gezmek için 2 gün de oldukça yeterli bir süre. Tabii daha vakit olsa gezebilirdik 🙂 Pazar günü kapalı olduğu için biz Balaban Kebabını deneyemedik ama ne yapın ne edin cumartesi günü Abdüsselam Balaban Kebaba bir uğrayın 🙂 

 

Haftaya görüşmek üzere!

Toplam Ziyaret: 2000 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Gizem Demirel

Yazar Hakkında

(28 yazısı var )

Merhabalar, Ben Gizem. Seyahat etmeyi seven, yeni mekanlar keşfetmeyi seven ve özellikle de Kozmetik ürünlerine meraklı mı meraklı, pembe aşığı birisiyim. Günlük hayatın koşturmacasında burada sizinle deneyimlerimi paylaşacağımdan, gezdiğim gördüğüm yerleri anlatacağımdan oldukça mutluluk duyuyorum. Kendim hakkında bilgi vermek gerekirse, 1990 yılında Eskişehir’de doğmuş daha sonra Ankara ve İstanbul’da yaşamış birisiyim. Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul’da bir banka bünyesinde iş hayatına atıldım ve uzun sürede İstanbul’da olacağa benziyorum. Bahçeşehir Üniversitesinde yüksek lisansımı da tamamladıktan sonra eğitim hayatımada son verdim diyebilirim. Hobi olarak bir blog yazmaya karar verdim ve http://gizoandtheblog.blogspot.com.tr hesabını açtım. Sizinle birlikte yeni ürünler, mekanlar keşfederek öğreneceğim ben de. Keyifli ve yeni keşiflerle dolu günler. Görüşmek üzere..

Web sitesi: http://gizoandtheblog.com/