Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikayesi

Okumayi_sevmeyen_cocuk

Merhaba

Benim yazılarımı okuyanlar az da olsa beni tanımaya başlamışlardır. Tam bir kitap sevdalısıyım. Kendime hakim olmadığım yerlerin başında kitapçılar gelir.  Bu tutkumu çocuklarıma aşılamak içinde her fırsatı değerlendiririm.

Kızım zaten benim gibi. Oğlumuda kendime benzetmeye başladım. Onunda benim kadar kitabı ve hikayesi oldu diyebilirim.

Son bir kaç gündür bir kaç defa okuduğumuz bir kitaptan bahsetmek istiyorum bu sefer.

Yapı Yredi Yayınları’ndan çıkan, Mırıam Dubını tarafından yazılan, Filiz Özdem tarafından Türkçe’ye çevirilen, bulmacalı, eğlenceli bol resimli bir hikaye  Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikayesi

Kitabımız  okumayı hiç ama hiç sevmeyen Anna’nın hikayesini anlatıyor.

OKUMAYI SEVMEYEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ
HER KİTAP UNUTULMAZ BİR MACERAYA AÇILAN BİR KAPIDIR

Anna’nın annesi, babası, abisi ve ablası kitapları çok seviyor ama Anna onlar gibi düşünmüyor. Kitap okurken ne kadar sıkıldığını bacaklarının uyuştuğunu ve uykusunun geldiğinden yakınıp duruyor.

OKUMAYI SEVMEYEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ

Seçme şansı olsa hiç kitap okumayacağını dile getiriyor. Kitapları sevmediğini annesine söylüyor. Oysa annesi onun henüz mükemmel bir kitapla tanışmadığını ve tanıştığında bambaşka hissedeceğini söylüyor ve ona bir görev veriyor, kütüphaneye uğramasını istiyor.

Anna kütüphaneden seçtiği en ince kitapla bambaşka bir serüvene atılmış oluyor.

Burada kesmek istiyorum çünkü hikayenin sürprizini bozmak istemiyorum.

Berke ve ben çok sevdik hikayemizi. İlk okuduğumda hikayenin uzunluğunu göz önünde bulundurarak, sıkılmaması için iki gecede bitirmiştim.

Sonralarında yatmadan önce mutlaka sonuna kadar okuyup bitiriyoruz kitabımızı.

Her okunuşta değişik sorular soruyor benim miniğim bana. Öyle değişik hayaller kuruyor ki, şaşırıyorum.  Okuduğum her bir hikayenin sonunda neler öğrendiğini anlamak adına ondan anlatmasını istiyorum.

OKUMAYI SEVMEYEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ

Onun beni severek dinlemesi, benim kitap alma şevkimi daha da artırıyor. Hadi yatalım dediğimizde kitap okuyalım mı diyor? Bende hadi sen seç ben geliyorum yanına diyorum.

En keyifli, birbirimizi en iyi hissettiğimiz zamanlardan birisi de kitap okuma zamanımız.

Sizlere örnek olmak istedim. Umarım faydalı bir yazı olmuştur.

Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikayesi okumayı sevmesiyle son buluyor.

Sizinde okumayı sevmeyen çocuğunuza okuyabileceğiniz okumayı sevdireceğiniz harika bir hikayeye ne dersiniz? Şiddetle tavsiye edilir.

OKUMAYI SEVMEYEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ

Sırada Yazmayı Sevmeyen Coçuğun Hikayesi’ni almak var 🙂

Kitabı almak isteyenler için fiyat 7 TL

Haftaya yeniden görüşmek üzere.

Toplam Ziyaret: 2242 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 1 Ortalama: 1]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(75 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com