Onur Hava Yolları Müşteri Memnuniyetsizliği

Onur air

 

Merhabalar

Bugün ki yazım hiç de olumlu değil ama okuyanlar için karar vermede olumlu sonuçlar doğurabilecektir.

Bu yılın başında tatil planlaması yaparken Onur Air’den İstanbu’dan İzmir’e gidiş- geliş ucuz uçak bileti satın aldım. Birde ne olur ne olmaz diye de sigorta yaptırdım. Buraya kadar her şey normal.

Ama iş uçuş zamanımıza geldiğinde resmen eziyet çektik diyebilirim.

Neler mi yaşadık? Anlatıyorum.

Onur air

Uçuşumuz 1 Ağustos ve saat 07:05. hazırlıklar yapılmış. Uçağa yetişmek için saatler kurulmuş her şey tamam derken gecenin birinde gelen bir mesajla keyfim kaçtı.

Uçuş 2 saat 30 dakika gecikme olarak gerçekleşebileceğini yazıyordu.

Rötar yemiş bulunmaktaydık.

Tabi ki hoşuma giden bir durum olmadı. Yeniden alarmlar ayarlandı ve uçuşa 2,5 saat kala hava alanı yolu tutuldu.

7:05 de kalkması gereken uçağımız 9,35 de kalkacak diye çıkış kapısında bir an önce uçağa binmek için bekliyoruz.  Sabırsız ve gerginiz.  Kapıda sıra olmuşuz uçağın kalkmasına az bir zaman kalmış ve ortalıkta kimsecikler yok. Uçağın kalkmasına 15 dakika kalmış kimse gelip bilet kontrolü yapmıyor, bırakın onu muhatap bulabileceğiniz kimse de yok.

Benim gibi düşünen diğer yolculardan homurtu yükselmeye başladı. Ben evimden geliyordum ama bazıları İstanbul aktarmalı tercih yapıyorlardı. O kadar süre bekletilmeyi kimse hak etmiyordu. Biz deli gibi yığılmış bir vaziyette kapıda kuyrukta beklerken bir yetkili gelipte ne bir açıklama yapıldı ne de bir özür dilendi.

9,25 de yetkililer geldi ve bilet kontrollerinden sonra uçağa geçtik. Orada da bekletildik mi? Uçak 10:05 de kalkış yaptı. Ben yine kızıma serzenişte bulunuyorum. Kimse özür dilemiyor nasıl bir hizmet derken. Kaptanımız  konuşmaya başladı ve özürlerini iletti.

İkram servisinin ücretli olduğu Onur Air’de o gün, o uçuşta yolcularına kek ve içecek ikram etmiş oldular.

Bence kendilerince bir özürdü bu.

Nihayet İzmir Adnan Menderes hav alanına indik. O saatte inen tek uçak biz olmamıza rağmen 25 dakika bagaj bekledik. Yine bir gerginlik.

Buraya kadar olan gidiş maceramızdı.

Şimdi de dönüş maceramıza geçelim:))

Dönüş uçağımız 6 ağustos 19,20. Kendimizi ayarlamış otelden çıkmış yine hava alanına 2 saat kala gelmişiz. Bagaj teslimi yapıyoruz. Kontrolden geçerken   yine bir gecikme.  Bu sefer bir saat. Neden mi? İstanbul’dan uçak gelmedi.  Yine sinir içerisindeyiz.Kızımla söyleniyoruz.  Zaten iki saat erken gelmişsiniz. Üstüne bir saatte rötar yiyorsunuz. Boş boş geçecek tam üç saat demek.

Vakit geçmek bilmiyor. Oğlum berke yaramazlık yapıyor. Sürekli ne zaman uçak kalkacak diyor. Kalkıp havaalanında turluyor zamanın gelmesini bekliyorsunuz. İstanbul’a inmeniz gereken saatte yeni kalkış yapmak gerçekten kızdırıcı.

Çok zor geçen bir üç saat oldu.

Nihayet yine uçaktayız. Bu sefer hızlıca uçağa giriş yapıldı. Bir saattir gecikme ile ilgili kesinlikle özür dilenmedi .

Bu sefer geç kalmadan havalandık ve kısa sürede İstanbul’a iniş yaptık. Uçak yanaştı kemer ışıkları söndü sizde doğal olarak uçaktan inmek için ayaklanıyorsunuz, yok ama çıkamadık. 15 dakika uçağın içinde kapıların açılmasını bekledik. şaka gibi. Zaten iniş yaptığınızda hava alanı çevresinde dolaşıyorsunuz. Birde o süreye kapıların açılma süresini eklerseniz, vay halinize. İzmir’den İstanbul’a gelmek 40 dakika. Hava alanında dolaşıp kapıların açılmasını beklemek 30 dakika. Resmen eziyet. Birde uçağın hem ön, hem de arka kısmında iki çıkış kapsı varken nedendir bilmem sadece tüm yolcuların ön kapıdan çıkmasını isterler ve uzun bir kuyruk yaparlar. Buda ayrı bir tartışma konusu bence. Nihayet bagaj almaya geçebildik.  Artık evime gitmek istiyorum dedim.

Ruh halimin nasıl olduğunu size bırakıyorum. Biraz anladığınızı umuyorum.

Siz neden uçağı tercih ediyorsunuz? Rahat ve hızlı ulaşım almak için. Uçak ücretleri diğer taşıma araçlarına göre daha pahalı. Verdiğiniz paranın hizmetini almakta en doğal hakkınız. Bu zamana kadar hep Türk hava Yolları ile seyahat ettim ve çok memnun kaldığımı hep söylemiştim. Şimdi yeniden tasdikleyerek tekrar ediyorum.

Onur Air bir daha tercih eder miyim. Kesinlikle etmem.

Haftaya görüşmek üzere:)

Toplam Ziyaret: 198 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(75 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com