Papucumun Ajanı 1 İncelemesi

pabucumun_ajanı

Merhabalar

Son zamanlarda çok keyifle okuduğum ve okurken gülmeme engel olamadığım, oldukça eğlenceli bir kitaptan söz etmek istiyorum.

Papucumun Ajanı 1 

Uzun zamandır işsiz olan ve kendini meteliğe kurşun atan olarak ilan eden, fiyasko birlik başkanı olduğunu düşünen, kız kurusu olarak dolaşan 25 yaşındaki bir genç kız Deniz Akın.

İşsizlikten bulanmış halde ortalıkta dolaşırken, en komik ve gülünç bir cv yazarak, elinde özgeçmişi ile girdiği uzun atlı bir holdinge yalan söylerek iş başı yapar.

Yapar yapmasına da başına neler gelir neler…

Bir erkeğin En’lerinin hepsine sahip olduğunu düşünen Deniz Akın,  Tuna Üstüner’e deli gibi aşık olur. Artık hikaye buradan başlar.

Kitabımı okurken  instagram‘da bir kaç paylaşımda bulundum ve Deniz Akın fanlarının olduğunu fark ettim.

Paylaşım yaptığım bir kaç cümleyide sizinle paylaşmak istiyorum: Deniz Akın’ı okurken hissettim. Bu kadar mı çılgın olunur. Bu kadar mı düşünmeden aşık olduğu adama kendini adar. Gurur mu aşk derken, aşk mı seçilir. Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli, en keyifli kitap. Okurken gülmeme hakim olamıyorum. Ortalık yerde okumayın. Neye gülüyor derler. Ayrıntı yakında blogta. Son sayfalarım ben kaldığım yerden devam.

Kitaptan çok bahsetmek istemiyorum. Son zamanlarda biraz değişiklik yapıp kendime iyi gelecek bir kitaplığı kitaplığımdan seçtim. Çok da iyi yaptım. Deniz Akın gibi az uçuk, hayatı tiye alan, kendinle dalga geçebilen bir bayan olmak isterdim.  Onun kadar olmasam da kendimde biraz kaçık olabilirim. 🙂

Çok, çok güldüm. Deniz Akın sanki bir kitap kahramanı değil, yaşayan bir kadınmış gibi hissettim. Kısa sürede kitap bitti ve devam olan Papucumun Ajanı 2 alınmaya karar verildi.

Eğer okuyan bir kadınsa Tuna Üstüner’e aşık bir kadın, eğer okuyan bir erkekse Deniz Akın’a aşık olacak bir erkek olabilirsiniz.

Her iki karakter de o kadar güzel şekilde yazılmış ki, bir an sizde kendiniz olsaydınız diyebilirsiniz.

Ben şiddetle şiddetle tavsiye edeceğim. Çok beğendim. Devamını okuduğumda yine burada sizinle paylaşıyor olacağım.  Roman daha çok gençlik romanı gibi duruyor. Bence her kesim okuyabilir.

Asude’nin eline diline yüreğine sağlık.

Papucumun Ajanı 1
Papucumun Ajanı 1

Keyifli okumalar

Kitaptan bir kaç alıntı sizlere

  • Benim ona hayranlıkla bakmamın aksine, o bana otobanda asfalta yapışmışım da beynimin suyu akıyormuş gibi bakıyordu. Arizona çöllerinde karşılaşmış bir bizon ile ceylan gibiydik.
  • Mezar taşıma yazacakları dörtlüğü düşündüm…
    Pek aşıktı Deniz kız , pek de gariban.
    Öldü zavallıcık Uranüslüye varamadan.
    Niye öldü derlerse diyin ki ;
    Sebebi oldu Tuna’nın elinden dökülen şampuan!
  • “Ahh…Lale, hayatım…Üzerimde ki bluzu gördün mü? Bunu bir leopardan çaldım tatlım.Evet , ben sevdiğim şeyleri almak için olmayacak işler yaparım.Mesela şu beynim…Aslında doğduğumda kafamda bir beyin yokmuş.Estetikle onu da yaptırdım.Biraz az işliyor ama bana yetiyor,” diyen kıza bakan Lale kahkaha attı.Denizde bir kahkaha atarken , gevşemiş olmanın rahatlığıyla masasına doğru yöneldi.Çisemle dalga geçmeye bayılıyordu.
  • Yumurtanın ipanayla fırçalanmayan tarafı gibiydim. Her an çürüyecek, yok olacak, yavaşça küçücük kalacaktım. Tuna Üstüner ise elbette sapasağlam olan taraftaydı. Öyle kendinden emin, o kadar sarsılmaz duruyordu ki, ona bakarken Rihter’in ölçemeyeceği bir depreme maruz kaldım. Aşk itirafımı duymuş muydu, emin değildim.
Toplam Ziyaret: 1095 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(75 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com