Sanatsal Bir Pazar-İstanbul Modern

wpid-20151018_155501.jpg

Merhabalar

Yeni farklı bir etkinlik yazısı ile karşınızdayım. Hafta sonlarımı hep bir şekilde planlamak ve dolu dolu geçirmek için sürekli araştırma içerisindeyim. Amacım hem oğlum hemde benim güzel vakit geçirmemle ilgili.

Bu sene üçüncü kez ziyaretine gittiğim İstanbul Karaköy’de bulunan İstanbul Modern, her gittiğimde beni ayrı bir büyülüyor.

İlk gittiğimde oğlumu drama atölyesine bırakıp sergiyi gezerek keyif sürmüştüm. Hatta o zamanlar kendi blogumda bununla ilgili bir yazı bile yazmıştım. (merak edenler için)  İkincisi gidişim, arkadaşım ve onun kızının bize katılması ile devam ederken, üçüncüsünü de bu pazar gerçekleştirdik.

Bu pazar ki etkinliğimiz hafta sonları düzenlenen aile ve çocuk atölyeleriydi.

Çocuklarımız yalnız kalmasın bizde onlara katılalım birlikte eğlenelim diye düşündük ve 3-6 yaş grubu için düzenlenen maske tasarım atölyesi için yerimizi ayırttık.

wpid-20151018_152159.jpg

 

Atölye çalışması ilk önce kendinizi tanıtmakla başlıyor. Hepimiz kendimizi tanıtarak, sevdiğimiz rengi söyledik. Sonrasında eğitmenimiz maskenin var oluşu ile ilgili kısa bir açıklama yaptı ve sergide bulunan bol renkli ve şekilli bir kaç sanat eseri hakkında bilgi verip, azıcık sergiyide gezdirdikten sonra  maske yapım çalışmalarına başladık.

Ortaya bol renkli simli, boyalı, şekilli yarı korkun, yarı komik, kocaman maskeler çıktı. Benim oğlumun maskesi korsanlı, Duru’nun maskeside prenses taçlı bir maske oldu.

Biz anneler mi? Çocuklardan daha çok eğlendik.

wpid-ımg-20151018-wa0017.jpg.jpeg

Bir saat eğlenceli şekilde son buldu. Etkinlik sonrası amacımız Haliç’e karşı köpüklü bir kahve içmekti ama boş yer bulamadığımızdan bizde balık ekmek yemek isteyip, yürürken köfte kokusuna tav olup açlığımızı nargileden yayılan kokular eşliğinde Tophane’de ekmek arası köfte eşliğinde karnımızı doyurduk.

wpid-20151018_145318.jpg

Nargile seven varsa, sergi sonrası Tophane’de mola verebilirler.

Havadan yayılan hafif esinti eşliğinde galata köprüsüne yürümeye karar verdik. Köprünün altında güzel bir mekanda oturup hem deniz kokusunu, Hem manzarayı, hemde balık tutanları izledik.

Havanın kararmasıyla Eminönü’nden bindiğimiz metro ile Gülhane, Sultanahmet deyip bakınarak kısa bir İstanbul turu yapmış olduk.

Tarih kokan yerlerde gezintiye çıkmak beni her daim mutlu etmiştir. O gün yine biz ve çocuklarımız yorulmuştuk ama çok eğlendik ve çok mutlu olduk.

Sizde kendinize ufak mutluluklar yaratın ve gezdiğiniz yerlerden keyif almaya çalışın.

wpid-20151018_161245.jpg

Şimdiden iyi hafta sonları.

Sevgiyle kalın

Toplam Ziyaret: 1566 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Yazı ile ilgili 2 yorum “”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(75 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com