Trendeki Kız – Kitap Yorumu

The Girl on the Train

Merhabalar

Geçen hafta ayağımı çatlattığım için evde zorunlu yatmak zorunda kalmak bana bu sürede  zarfında 1000 sayfalık kitap okuma zevki yaşatmış oldu.

İki ayrı kitap bitirdim.
Birincisi  Papucumun Ajanı 2
Diğeri Trendeki Kız.

Bugün yorumlamak istediğim kitap Trendeki Kız.

Trendeki Kız uzun süre takip ettiğim ve çok satanlar listesinden inmeyen bir kitaptı. Nedendir bilmem, takip ettiğim halde bir türlü satın almamıştım.

Geçen gün D&R’da kitabın indirimine girdiğini görünce bir kaç kitap satın alırken Trendeki Kız’ıda sepetime eklemiş oldum.

İlk önce kitapla ilgili bilgi vermeden kitabın baskı kalitesinin gayet güzel olduğunu ve kapak tasarımında son derece ilginç yapıldığını söylemek istiyorum.

Kitabın ismine benzer pencere şeklinde bir kapak tasarımı gerçekleştirilmiş. Buradan yayınevini tebrik ederim. Güzel bir tasarım olmuş.

Gelelim şimdi birazda kitabın içeriğine.

Kitapta üç farklı kadın krakter var. Krakterlerin ruhları birbirinden çok farklı ve zaman zaman tarih geçişleri ile birlikte kesişiyorlar.

Asıl kahraman krakter Rachel.

Rachel, eşinden ayrılmış, alkol bağımlısı bir kadındır.

Rachel her sabah trenle işe giderken camdan dışarıyı seyreder ve bir evi gözlemler. O evde buluna bir çifti kendi hayal dünyasında bir biçim sokar. Onların her gün tavırlarını seyredip yorumlar. Adlarını bilmediği ve severek seyrettiği bu çifti çok sever ve gördüğü her davranışa yorum katar. Onların birer adı vardır kendi hayal dünyasında.

Yine normal bir sabahta evi seyrederken  gördüğü şeyler karşısında bir anda her şey değişir ve Rachel hayal kırıklığı yaşar.

Kendine hakim olamayıp o eve gitmeye kalktığında, ne olduğunu, neler olduğunu hatırlayamadığı bir gece yaşar.
Ertesi sabah kafasında kan, elinde şişlik vardır ve Rachal neler olguğunu öğrenmek ister.

Artık üç kadının hayatı gizemli bir şekilde kesişmeye başlamıştır.

Bu kadarla kalsın deyip, sizi biraz heyecanlandırmak isitiyorum.

Bir çok polisiye kitap okudum diyebilirim. Trendeki Kız‘a tamda polisiye tarzda bir kitap diyemeyiz.

The Girl on the Train
Trendeki Kız – Kitap Yorumu

Kitap akıcılığı ve kurgusu gayet başarılı. Son sayfalara kadar kafa karıştırmayı iyi başarmış. Sizi merak ettiriyor ve içine çekebiliyor.

Bence çok satanlardan uzun süre inmemesi iyi bir pazarlama taktiği diyebiliriz.

Sizi sıkmayan ve merak uyandıran aynı zamanda çabuk bitsin sonunu bileyim derseniz Trendeki Kız tamda size göre keyifli ve akıcı bir roman.

Kitabın fiyatı 23 TL D&R şu an indirimde 9,90 TL

İyi Okumalar

 

Toplam Ziyaret: 758 ,
Beğen & Paylaş:
Yazıyı nasıl buldunuz?
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Elmas Koçan

Yazar Hakkında

(75 yazısı var )

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Web sitesi: http://www.elmaspiriltilari.com